Saralı Putlar Tarihi / Küçük Yalçın
1 Kasim 2008, Cumartesi

Okumak için ağır şartlar! gereken bir kitaba bugün itibariyle ulaşmanın çok zor olacağını düşündüğümden Yalçın Küçük’ü daha kolay anlamamıza yardımcı olacak bir rehber kitap hazırlamayı uygun gördüm.

Saralı Putlar Tarihi / Küçük Yalçın

“Üzerime vazife olmayan işleri yaptığım kesindir ve bu artık kimliğimdir.”

                                                                           Yalçın Küçük

Şu an elinizde tuttuğunuz hacimli kitap Yalçın Küçük hakkında yakın zamanda kaleme alınmış tek kitaptır. İlerleyen sayfalarda göreceksiniz ki yıllar önce Alev Alatlı’da aynı konuda benzer bir çalışma yaptı.

Fakat bizzat Alev Alatlı’nın ifadesiyle 1985 yılında yayınlanan ‘Aydın Despotizmi’ isimli bu kitabı anlayabilmek için aynı anda hem Latife Tekin hem de Yalçın Küçük’ün tüm kitaplarının birlikte okunması şartı vardı.

Okumak için böylesi ağır şartlar! gereken bir kitaba bugün itibariyle ulaşmanın çok zor olacağını düşündüğümden Yalçın Küçük’ü daha kolay anlamamıza yardımcı olacak bir rehber kitap hazırlamayı uygun gördüm.

Sayısını artık kendisinin de bilmediği seri ve hacimli kitapları, katıldığı televizyon programlarında savunduğu ‘uçuk’ fikirleri ve hemen her konuda söyleyebilecek bir sözü bulunan bu renkli ismin üzerine dikkatlerin toplanması en büyük dileğim.

Son dönemde fazlasıyla popüler hale gelmesini nasıl karşıladığı yönündeki bir soruya, “Alkışlanmayı severim ama öpülmekten hoşlanmam” diye cevap veren “Boynuma (beni öpmeyin) diye önlük takacağım” diyerek bu aşırı sevgi çemberinden nasıl kurtulmayı planladığını anlatıyordu uzun uzun.

Aslında Küçük Hoca henüz Mülkiye’de öğrenciyken, 1950'lerin sonlarında, Demokrat Parti iktidarına karşı verdiği mücadelesiyle Metin Toker'in yayınladığı, dönemin popüler haftalık dergisi Akis'e kapak olmuştu.

Bu nedenle popüler olma durumu Yalçın Küçük Efendi(!) için hiçte yeni bir durum değildi anlayacağınız.

Bu arada hocanın yıllar önce bazı yasal zorunluluklar nedeniyle kullandığı takma isminin ‘Çelik Bilgin’ olduğunu bir yerlere özenle not edin. Şimdi bu cümlenin aslında ne anlama geldiğini anlamanız için Stalin adının Rusça’da ‘Çelik Adam’ manasına geldiğini de bilmeniz gerekiyor tabi. Görüyorsunuz Yalçın Küçük Hoca’nın kimleri kendisine rol model seçtiğini değil mi?

Onun nasıl bir ruh hali taşıdığını anlamamız için kendisi hakkında kaleme alınan şu satırlar önemli, “Her şeyin içinde bir savaş arardı. Kafasında bitip tükenmeyen bir kavga vardı sanki...” Bu bilgiyi bizimle paylaşan isim Devlet Planlama Teşkilatı yöneticilerinden Ali Nejat Ölçen. Ölçen’in kendisiyle aynı dönemde DPT’de çalışan Küçük’ü de anlattığı anılarının ismi ‘Devlet Yokuşu’

Yalçın Küçük Efendi(!)yi tam anlayabilmek Toplumsal Kurtuluş dergisinde kaleme aldığı yazılara da göz atmakta fayda var: “Dışişleri bakanı falanca ülke başkentinde filanca toplantıya katılıyor, aynı gece Ankara’da Küçük Hoca gözaltına alınıyor. Rastlantı mı?”

Yaa ne sanmıştınız? Karşı karşıya olduğumuz kişi tam anlamıyla ‘renkli’ bir kişilik. Geçmişi uzun yıllara dayanan ve yine kendi ifadesiyle ‘muhataplarının boyunca’ kitaplar yazan Küçük Efendi’nin (!) günümüze gelene kadar öne sürdüğü iddialarından küçük bir derlemeye ne dersiniz.

Hem bu uzunca ve hacimli kitaba başlarken biraz ‘hoşça vakit geçirmiş olursunuz’ fena mı?

Bir dönem Yalçın Küçük ve sevenlerinin önderliğini yaptığı en önemli tartışma konusu, ‘Ruhi Su Türk olamaz’ iddiasıyla mesela. Bu iddialarına gerekçe olarak öne sürdükleri tez ise son derece ilginç, “Güzel sesli biri Türk olamaz”

 
copyright 2008 © aytekin gezici kişisel sitesi. her hakkı aytekin gezici'ye aittir. site içeriği izinsiz kullanılamaz...
datkom interactive, hosting, domain , adana web tasarım, adana, web alanı, alan adı, web dizayn